Siz, ne güzel vekillersiniz öyle!

Siz, ne güzel vekillersiniz öyle!

Ya ben, size ne diyeyim?

Ne hale düşürdünüz kendinizi…

Biz, kalibrenizi biliyorduk bilmesine de tüm Türkiye’nin bilmesinin hiç gereği yoktu.

Tek bir fotoğraf karesiyle tüm Türkiye öğrendi.

O fotoğraf var ya o fotoğraf, tam bir çelişki yumağı…

Çöz çözebilirsen!

Birinci derecede müsebbibi Vali Davut Gül’dür.

İfade edildiği gibi Gaziantep’in sağlık sorunlarını ele alan bir toplantı…

Yani özel değil, genel bir toplantı…

Benim nazarımda 13 milletvekilinin birbirinden bir farkı yok ama madem ki Gaziantep’in sağlık sorunları ele alınıyor.

Bir kere mesleki olarak MHP’den Muhittin Taşdoğan ve CHP’den Bayram Yılmazkaya ile İrfan Kaplan’ın o masada olması gerekiyordu.

Vali Gül, maalesef kaş yapayım derken göz çıkarmıştır.

“Vay sen nasıl olur da bizi yok hükmünde sayarsın” kavgasının fitilini ateşlemiş oldu.

Hal böyleyken dışı kalaylı, içi vayvaylı halimizi bilmeyen kalmadı.

Vali’den çıt yok. Eğer Valilik o fotoğrafı yayından çekseydi, belki bunların hiçbiri olmayacaktı.

Valilik ısrarla yayında tuttu.

Ondan sonra gelsin post kavgası…

Sermet Atay’ın cumhur çıkışı, hiç de haz etmediğim “Beyaz Antepli” kavgasına dönüştü.

Böyle bir tartışma , bu şehrin dinamiklerine dinamit koymaktan başka bir şeye yaramaz.

Bu nedenle yersiz kavganızı uç noktalara taşımayın!

Şu beyazmış, şu esmermiş kavgası kimseye bir fayda getirmez.

Bu kavganın kazananı olmaz. Kaybedeni olur en başta Gaziantep kaybeder.

Allah aşkına milletvekillerin şu hali size çocuksu gelmiyor mu?

Yahu sizin işiniz gücünüz yok mu?

Memleket sizden hizmet bekliyor hizmet.

Memlekete bir faydanız yok, bari memleketi, kavganızın içine çekmeyin!

Şöyle gözlerimi kapatıyorum, son bir yılda milletvekillerin izdüşümüne dalıyorum.

A, birden ne göreyim.

Meğer memleket için aman aman yaptıkları hiçbir şeycikleri yokmuş.

Türkiye gündemine bir “öküz” ile oturmuşlar…

Bugün de “beyaz” tüy dikmişler, o kadar.

Tüh tüh maşallah, aman nazar değmez inşallah!!!

Hele şahsına münhasır bir vekilimiz var. Her fotoğraf karesinde dirsek temasıyla da olsa mutlaka bulunur.

Hemencecik üstüne alınmış.

Demedi deme, fazla alınganlık sağlığa zarar(!)

Yememiş içmemiş “O ben miyim?” diye Sermet Atay’ı aramış.

Sermet Atay’da ne desin?

“E, o sen değilsin!”

Bunu öğrenen vekil, Arşimetvari refleksle sevincini hemencecik takipçileriyle paylaşmış,

“Ben değilmişim… Ben değilmişim”

E, daha ben, ne diyeyim?

Benim bir şey dememe gerek bırakmamışsınız ki; duyunu umumiye diyecek çok güzel harekette zaten kendi ellerinizle fazlasıyla bulunmuşsunuz.

Ya sözüm ona ağabey statüsündeki vekile ne demeli?

Herhalde son zamanlarda adını duymayan, bilmeyen kalmadı.

Vallahi tuzumuz ekmeğimiz olmasa öyle söyleyecek çok şey var ki…

Nizip istasyonunda trene biner, OSB’de inerdim.

Güya abi ya… yılların siyasetçisi ya… topu üzerinden atmış, top sende Vali’m deyivermiş.

Ne bu şimdi!!!  “Yakan top” mu oynuyoruz?

Nasıl ifade edilir bilmem ki, biri seçilmiş, biri atanmış.

Bir tuhaflık var bunda ama neyse ya!!!

Allah “Eyüp” sabrı versin.

4 Temmuz 2019 (Ruhi AYTAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Türk’ün Türk’ten başka dostu yok

GFK’ya çelme takmaya çalışıyorlar

Cengiz Zeybek bu ziyaretle ne mesajı verdi?

Şamil Tayyar’ın dayanılmaz ağırlığı

Dönüşümüz muhteşem oldu

Gaziantep Bakanı’na sahip çıktı

Gastronomi Festivali yapmak önce bize düşer

İyi ki varsın ‘Adil’ Başkan!

Erdem Güzelbey, kimsenin Truva Atı olmadığını ancak istifa ederek yapabilir