Popülerleşen "Millileşme" Kavramı ve Yerli Yazılım Üzerine

Dr. Ayhan Demir

Popülerleşen "Millileşme" Kavramı ve Yerli Yazılım Üzerine

Millileşme bugünlerin trend kelimesi.Tabi biz bugün değil, yıllardır "yerli" ve "millileşme" kelimesini kullanıyoruz. Çünkü bu vatan da yaşayan her bireyin bence görevi. Ancak yabancı markalara düşkün ne kadar çok insanımız var.

 

Konuşmaya gelince millileşmeyi ağzından düşürmeyen, ama icraata gelince ben yerli ürün almam diyen kişilerden bahsediyorum. Yabancı markalara devasa bütçeler ayıran, fakat yerli markaya gelince kısanlardan bahsediyorum. Denemeden, imkan verilmeden veya araştırma yapılmadan nasıl olunur da ürünü en iyi yapabilirsin.

Gaziantep de 5 adet organize sanayi bölgesi mevcut. Özellikle halı sektöründe ki “dünyada halının çini Gaziantep” sözünü yabana atmamak gerekir. Yatırımın en büyüğü halı tezgahı bunu Belçika’dan veya Almanya’dan alıyoruz. Bununla yetinmiyor sarf malzemesini de dışardan alıyoruz. Çünkü Türkiye’de üretilen malzemeler kaliteli değil diyoruz. Arkadaş deneyin kalitesiz olsun, kaliteli hale getirmek için üretici ile bağlantı kurarak yenisini yaptırın. Yabancıdan 250.000 Euro aldığınız bir sarf malzemeyi o kadar harcayarak bur da yaptırta bilirsiniz. Bu her sanayicinin milli görevi olmalı. Hatta geçen bir toplantıda bahsettim bölge ihracat rakamlarında Şampiyon olan sektörler için tematik ARGE merkezleri, tematik teknoparklar ve araştırma enstitüleri kurulmalı ve o sektöre özel hem sarf malzeme bazında, hem de sektörün gelişmesi bazında hizmet verilmelidir. Artık laf bölümünü geçip bu ülke için icraat döneminde çalışmamız gereklidir.

Türkiye’de dünyada olmayacak kadar girişimci mevcut bunları değerlendiremiyoruz. Doğru mentörlüklerle bu girişimciler destan yazarlar ben şahsen inanıyorum. Devletimize açık çağrımdır; bu girişimcilere para vermeyin, ürettikleri ürünleri veya projelerini birlikte yaparak ticari hale getirmek için mentörlük yapınız. Problem ürünü "TİCARETLEŞTİREMEMEK". Bu görev teknoparklara düşüyor. Ancak sadece kira geliri elde etmenin dışında hiç bir şey yapmıyorlar.

Tüm girişimcilere yine çağrımdı; aynı proje konusu ile uğraşan firmalarla tanışmaktan, beraber çalışmaktan ve hatta ortaklıklar yapmaktan korkmayınız. Bakınız, Avrupa’da büyük markalar her zaman böyle çıkmıştır. Ben her proje duyduğumda bu ülkeye katacağı katma değerden ötürü heyecanlanıyorum. Sonuç olarak millileşmede en önemli nokta sanayici ve ihtiyaç sahiplerinin milli ve yerli ürünü denemesi ve o ürünün gelişiminde etkin rol almasıdır.

Ünlü bir düşünürün dediği gibi “aynı şeyleri yapanlar aynı sonuçlar alırlar” geliştirdiğimiz her proje bu ülke için bir dünya markası olabilir. Her proje yeni istihdam yaratabilir. Onun için mücadele edecek bakanlığa ihtiyaç var. Ne dersiniz belki bir gün bu ülkede girişimcilik bakanlığı kurulur ve akıllı insanlar göreve getirilir. Bu bakanlık sektörel ARGE merkezleri kurar, bu bakanlık her il’e girişimcilik evleri ile her projeye imkan ve olanak sağlar. Gerekli sarf ve hammaddeleri alır ve projenin olması için çalışır, sektörel gelişim evleri ile sektörün dışa bağımlılığını bitirmek için teknik ve spektif değerleri yaratır. Sektörde çok iyi olan firmalara daha çok kazanması için mentörlükler yapar. TÜBİTAK ve KOSGEB bitirilerek bu bütçeler bu bakanlığa devir olarak doğru işlenmesi sağlanır. Dışa giden beyin göçü bu sayede durur ve projesi olan bu girişim evlerinde katma değer projeler üretir.

 

Kim bilir belki bir gün…

 

 

24 Aralık 2018 (Dr. Ayhan Demir )

Yorumlar (0)

Yorum Yaz