Haber Gazetesi 10 yaşında

Haber Gazetesi 10 yaşında

10 yıla neler sığdı neler…

Şimdi dönüp geriye bakıyorum, göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş zaman.

Filmi geriye sardığımda, o ilk sayının telaşını nasıl unuturum.

Gerçeği söylemek gerekirse, unutmuşum.

Bu gazetenin temellerinde harcı olan Mehmet Torun, hatırlattı.

“Abi, Haber Gazetesi bugün 10 yaşında” demez mi?

Dile kolay 10 yıl.

Adana’da Habertürk Gazetesi Tesislerinde haftalık ile başlayan yolculuğumuz 19 sayı sürdü.

Günlük gazetelerle rekabet ettik.

Bir haftaya damga vuran gazete çıkardık.

19 Sayı sonra günlüğe döndük.

O gün bugündür yürek yemiş birkaç güzel insanla yolculuğumuzu sürdürüyoruz.

Bilen için gazeteci, gazetecilik çok zor zanaat…

Gazetemizin ilk 19 sayısını bastırdığımız Habertürk mesela bugün yok.

Habertürk gibi bir gazetenin yaşayamadığı acımasız bir dünyada ayak diretiyoruz.

Yerel gazeteci olmak çok daha zor.

Şöyle geriye dönüp bir bakıyorum da…

Bir saat önceki haberin bile bayatladığı bir çağda bizimkisi hiç akıl karı değilmiş.

Günlük koşuşturmaları kanıksadık.

Reklam ve abone fiyatları 10 yıl öncenin fiyatlarıyla yerinde sayarken…

Kağıt ve kalıp ücretlerine bağışıklık kazandık.

Dünya kağıttan vazgeçerken, biz hala direniyoruz.

Nereye kadar diyeceğim ama maalesef konjonktür bunu gerektiriyor.

Oysa tabletler ve cep telefonları kağıdın yerini çoktan aldı.

Şu halimizi kaybolmaya yüz tutmuş mesleklere benzetiyorum…

O mesleklerin çok haberini yaptık, çok değil, çok yakın zamanda bizlerin de haberleri yapılır.

10 Mart 2010’dan, 10 Mart 2020’ye…

Dile kolay.

Kayıplarımız oldu…

Sevinçlerimiz oldu…

Bu şehirle üzüldük…

Bu şehirle kahırlandık…

Bu şehirle gülüp, eğlendik.

Vatan hainleriyle sayfalarımızı kirletmedik.

Gazetecilik nankör meslektir.

Gazetecinin emekliliği olmaz.

Sevilmek sabun köpüğüne…

Unutulmak bir anlıktır.

Haber Gazetesi…

Resmi ilansız 10 yıldır yaşıyor.

Haber Gazetesi…

Yayın hayatı boyunca, milli ve manevi değerlerinden asla taviz vermedi.

Kırmızı çizgimizi çiğnemedik, çiğnettirmedik.

Nice 10 yıllara…

11 Mart 2020 (Ruhi AYTAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Mustafa Ulaşlı gibi daha niceleri var!

Nemrut bir virüs

O’nun adı Ömer, sandığa gömer!

“Düğünümüze hoş geldiniz, kardeşim şehit oldu”

Şaşı gurme şaşı görme sonradan görme siyaseti…

Hasan Teke, gitmeseydin keşke Maraş’a…

Ali Gür’e hesap soran mı var, hesap versin?

Eyüp Özkeçeci’nin trajikomik halleri

Bir gönül insanı…bir alim…bir Rektör: Nihat Hatipoğlu