Gaziantep kendine gel!

Gaziantep kendine gel!

Sıcaklarla biter dediler…

Bitmedi.

Mutasyona uğrar dediler…

Uğramış gibi gibi yaptı.

Virüs, öldürmek istemez, yaşaması için yaşamamızı ister dediler.

Her gün onlarcamız öldü…

Her gün yüzlercemiz nefessiz kaldı.

Demek ki neymiş?

Atın ölümü arpadan olmuyormuş

Demek ki neymiş?

Akacak kan damarda durmuyormuş.

Aylarca evlere kapandık.

Ama zorunlu ama gönüllü karantinalara girdik.

Vaka sayıları düşmeye başladı.

Vefat sayıları düşmeye başladı.

Yoğun bakım ve entübe hasta sayılarında ciddi düşüşler yaşandı.

Zorunlu karantina bitti, toplum olarak öyle böyle değil eski halimize hemencecik döndük.

Amiyane tabirle gevşedik.

Hani yeni normalimiz maske, mesafe ve hijyen odaklı olacaktı.

Neyin kafasını yaşıyoruz.

Halaylar çekiyoruz… Kınalar yakıyoruz.

Sahi iyi misiniz?

Daha nasıl anlatmak gerek.

Geçmiş olsuna gidiyorsun, geçmiş olsuna geliyorlar.

Baş sağlığına gidiyorsun, taziyene geliyorlar.

Kesilen hiçbir ceza caydırıcı olmadı.

Sokaklar tıklım tıklım…

Banka ve PTT şubeleri önünde yapışık düzen kuyruklardayız.

Kutlayamadık Ramazan’ı, Kurban’ı kutlarız diyorduk ki…

Soluğumuz kesildi.

Bayramı fırsat bilenler deniz kenarına koştu.

Sahillerde iğne atsan yere düşmedi.

Denizde bitişik nizam ölüme kulaçlar atıldı.

Oradan kaptığımız virüsleri şehir şehir yaşadığımız yerlere taşıdık.

Hiçbir şey yapamıyorsan, bunu yapın!

Kendin için yap! Ailen için yap!

Komşun için yap! Kul hakkı için yap!

Allah aşkına yap!

Her nereye gittinse gittin, hiç olmazsa bulunduğun yerde maskeni tak.

Hem kendini hem de bizleri koru…

Mesafeni koru… Hem kendin için hem de bizim için koru…

Hijyen olmazsa olmazın olsun!

14 gün karantinanı emrivakiyle değil gönül rızasıyla yap!

Yapmazsan ne oluyor biliyor musunuz?

3 Ağustos’ta Gaziantep’in günlük vaka sayısı 300 ise bu katlanacak.

Vefat sayısı 14 ise maazallah 20’li, 30’lu rakamlara çıkacak.

Suç ve suçlu arama!

Suçlu benim…

Suçlu sensin…

Suçlu o…

Suçlu biziz.

Kendine gel Gaziantep!

Besni, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kilis, Hatay ve Mersin bizlerden cüzzamlı gibi kaçıyor.

Gaziantep, virüsü bize bulaştırdı diye ilana çıkıyorlar.

Allah aşkına kendine gel!

Eğer şu yaz günü Ağustos sıcağında kendi tedbirimizi kendimiz almaz isek;

Sonbaharda daha beteri bizi bekleyecek.

Sayın Vali’m Davut Gül, size de yalvarıyorum…

Kim ki düğün yapıyor… Kim ki metrelerce el ele kol kola halaylar çekiyorsa, para cezası kesmez, alayını yurtlarda 14 günlük karantinaya alın!

Gelin ve damadı yurtlarda ayrı ayrı odalarda misafir edin!

Keza sorumsuzca taziye ve geçmiş olsuna gidenler için de aynı karantina uygulansın!

Yoksa Gaziantep’in, gazilikten sonra ikinci unvanı WUHANTEP olacak.

4 Ağustos 2020 (Ruhi AYTAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Mehmet Büyükekşi, giderim derse Sumudica az bile yapıyor

Asım Güzelbey’in tükenmişlik sendromu

Bekir Öztekinli, Ertuğrul Kayalı, Eyüp Özkeçecili siyaset

Tarih tekerrür ederse tüm vebal milletvekillerinin olacaktır

Ali Gür’ün son repliği…

Şamil Tayyar, sadece Doğu Perinçek de değil hep haklı çıktı

Sayın Cumhurbaşkanım, GAÜN Rektörü Ali Gür’ün sözlerinin gereğini yapmak gerek

Ali Gür, seni yakarsa, kız kardeşin yakacak!!!

Korona alarm veriyor