Disiplin şart mı?

Disiplin şart mı?

Disiplin nedir? Disiplin ödül, ceza ve otoriteden mi ibaret? Disiplin nasıl kazanılır? Öz disiplin nedir? Öz disiplin neden önemli? Öz disiplin nasıl kazanılır?

Birçok kişi disiplini ceza ile bağdaştırır. Ancak bunun aksine disiplin kelimesi sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt, baskı ve otorite olarak tanımlanmaktadır. Disiplin özgürlük kelimesinin zıt anlamlısı olarak yorumlanır. Peki, eğitim açısından disiplin ne demektir? Hakikaten disiplin eğitmek demektir, Latince eğitim anlamına gelen disciplina sözcüğünden türemiştir.

Bazı sınıf öğretmenlerinden ‘Çocuklar ben varken iyi davranıyorlar, ama ben yokken gerçek bir kabus yaşatabilirler’, ‘ben varsam iyiler, fakat ben olmadığımda diğer yetişkinlerle çok farklı davranıyorlar’ gibi ifadeleri duyabiliyoruz. Farklı araştırmalara baktığımızda aynı sonucu gözlemleriz: Sürekli dış kontrol altında disipline uyan çocuklar iyi davranışa içsel yönelimlerini çok düşük düzeyde oluştururlar.

Gerçek güç, öğretmenin gerçek etkisi, öğrencilerinin öğretmen varken ne yaptıkları değil, öğretmen yokken ne yaptıklarıdır. Bireyin gelişiminde birinin arzusuna boyun eğmesi mi yoksa belirli düşünce ve kuralları içtenlikle paylaşması mı daha etkili olur? İçsel motivasyon olumlu eğitim ortamında gelişir, sadece benlik saygısı değil çocuğun parçası olan topluluğa karşı sorumluluk duygusu ile beraber olgunlaşır.

Disiplin çocuğun özgürlüğünü kısıtlar mı? Peki, özgürlük nedir? Keyiflilik ile özgürlük aynı şey midir? Özgürlük ve keyfilik tamamen zıt ve farklı kavramlardır. Keyfilik şehir merkezinde koşmak ise, özgürlük şehirde trafik kurallarına uyarak koşmaktır. Böylece hem kendi hem diğerlerinin güvenliği riske atılmamış olunur. Toplumda disiplin keyfiliğin sınırlandırılmasını amaçlar. Okul çocuğu hayata hazırlamalı ve disiplin aşılamalıdır. Disiplin eğitimin aracı değil sonucudur.

Eğitimde disiplini duyunca aklımıza 20. yüzyılın seçkin eğitimcilerden Anton Makarenko gelir. Onun deneyim ve pratiği şimdiki okullar için hala olağanüstü bir örnektir ve binlerce başarılı öğrencisi en büyük delil teşkil eder. Makarenko öğrencilerini emek sarf etmeye, üretmeye, kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamalarına, diğer öğrencilere, öğretmenlere ve ailelerine hesap vermeye alıştırarak, öz saygı ve topluma karşı saygı, öz disiplini, irade gücü, görev alma ve liderlik yapabilme yeteneklerini kuvvetlendirirdi.

Eğitimciye göre çocuk eğitiminden ne aile ne de okul tek başına sorumludur. Aile eğitimine öncülük yapan okul olmalı. Bir çocuk yaramazlık yapıyorsa velileri okula çağırıp ‘Bir şey yapın böyle olmaz’ demekle sorun çözülmez. Veli de çocuğu yanlış güdülüyorsa o zaman velilere eğitim verilmeli. Aile okul ikili tandemde biri bir tarafa diğeri bambaşka bir yöne kürek çekiyorsa asla hedeflenen amaca ulaşılmaz.

Disiplin hem ailede hem okulda ihtiyaç anında şu ya da bu disiplin önlemleri ile telkin edilmez, ancak sistematik olarak kazandırılan davranışların sonucu olarak gelişir. Evde ebeveyn çocuğun kitap okumasını söyleyip kendi ancak televizyon ve sosyal medya ile meşgul ise, okulda öğretmen etkinlik anında çocukların sessiz olup konuşmacıyı dinlemelerini isterken kendi diğer öğretmenler ile arka tarafta sohbet ederse büyüklerin istediği şey anlamsızlaştırılmış olur. Her gün ödev verip ama rastgele kontrol eden öğretmen, yatağını toplamasını gelişigüzel isteyen velinin karşısına ‘yapmasam da olur’ diyen çocuk çıkar. Sistematik olarak görevleri yerine getirme bir düzen oluşturur. Düzen ve kurallar elbette ihtiyaçlara uygun olarak tanzim edilir.

Çocuk okuldayken içinde bulunduğu sınıf ve okul topluluğunun üyesi olarak hareket eder. Sınıf etkinlikleri sık sık yapılsa da okul geneli etkinlikleri daha az gündeme gelir. Büyük çocuklar küçük yaş grubundaki okul arkadaşlarını pek tanımazlar. Hâlbuki okulda ailedeki gibi ilişkiler benimsenmeli. Küçük çocuklar büyüklerini, büyükler küçüklerini tanıyarak ve kaynaşarak karşılıklı sorumluluk sahibi olurlar.

Örneğin, teneffüslerde nöbetçi öğretmenin yanına nöbetçi öğrenci seçilir, genel okul toplantısında nöbetçi öğrenci diğer öğrencilerin önünde yaramazlık yapandan hesap sorar, diğer öğrenciler kısa ve öz yorum yaparlar, genel toplantının yöneticileri de öğrenci olur.  Ve de büyük öğrenciler küçükleri akademik olarak yönlendirir. Bugüne kadar bunun gibi farklı uygulamalar denenmiştir ve hepsinin de sonuçları beklenenin üstünde olmuştur. En başta zor gibi gelen etkinlik yılda bir yapılırsa elbette her seferinde zor gerçekleşir fakat alışkanlık haline getirilip istikrarlı bir şekilde yapılırsa vazgeçilmez bir rutin olur.  

19 Temmuz 2020 (Aleksandra Çelik)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Dil çeşitliliği neden fazla?

Hangi öğrenme teknikleriyle daha kolay yabancı dil öğrenebiliriz/öğretebiliriz?