Asım Güzelbey’in tükenmişlik sendromu

Asım Güzelbey’in tükenmişlik sendromu

Yemin etsem başım ağrımaz.

Asım Güzelbey’in ilk twitininden bir arkadaşım söylemese, haberim olmayacaktı.

Twiti okudum…

Okur okumaz aklıma ilk gelen, “İşte klasik Asım Güzelbey! Yaşını başını alsa da huylu huyundan vazgeçemiyor” oldu.

Her zamanki Asım Güzelbey taktiği…

Yine “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” tarzından döktürmüştü(!)

Her ne kadar özneye el ense çekmeye kalkışsa da asıl el enseyi, gizli özneye çekmiş.

Bu o kadar sırıtıyor ki sınavlarda soru olarak çıksa, bankosu var.

Sever polemiği… Sever kavgayı… Hep bunlarla beslendi.

Bunu, adı gibi bildiğim için gülüp geçtim.

O twitin üzerinden sadece 24 saat geçti…

Ve Asım Güzelbey’den anında u dönüş…

“Hesabım ele geçirildi. Dün atılan twiti ben atmadım” demez mi…

Bilmez misin ki vitesi 7’ye takmışken, aniden geri vitese çekersen, motor bas bas bağırır

Bu da öyle oldu be Asım Güzelbey!

Haksız olduğun konularda bile geri vites asla olmazdı, sende…

Hayırdır, yemedi mi?

Biz yemedik, gargara yaptık…

Sen de öyle yapaydın!

Hey gidi Güzelbey hey gidi, görmeyeli performansın epeyi düşmüş!

O kadar gezme ve tozmalar, senden çok şey alıp götürmüş!

Melekelerini yitirmişsin!

Oysa eskiden böyle miydin?

Asım Güzelbey dedi mi, bir Elham 3 kul hu okuturdun.

Şimdi kaile alan yok.

Bu hakikaten can sıkıcı.

Gezdin dünyayı gördün Konya’yı!

Üzüldüm!

Üzüntüden çiftetelli oynadığımı sakın sanma!

Allah, hiç kimseyi gördüğü günden geri düşürmesin!

Seninkisi birazcık öyle oldu.

Diyorlar ki; Asım Güzelbey, önce attığı ve sonra inkar ettiği twiti niye attı?

Neden olacak canım!

Sessiz ve sakin hayat, Asım Güzelbey’e göre değil.

Polemikler ve kavgalarla beslenir.

O twit, polemiğin ateşini fitillemek idi.

Bir şeyi atlamayın!

Tiwitin de özne ve gizli özne her ne kadar öne çıksa bile bir aba altından sopa durumu var.

Hatıralarımı yazıyorum, hepinizle tek tek hesaplaşacağım mesajı veriyor.

Buna rağmen kimse kaile almadı.

Twiti, sadece kendisine eko yaptı.

“O twiti ben atmadım” meselesine gelince…

Nereden bakarsan bak tam bir facia… Nereden bakarsan bak, her ne olursa olsun 10 yıl Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış birisi için üzücü ve bir o kadar kahredici bir durum…

Bunlara hiç gerek yoktu.

Hele hesabım ele geçirildi demen var ya, tam bir tükenmişlik sendromu…

Hesabın kolay kolay ele geçirilmez de…

Haydi ele geçirildi diyelim.

O hesap, akşamdan sabaha o kadar kısa sürede geri alınamaz.

Eskiden yerlerdi veya yedirirdin!

Hoş biz yemiyoruz, Z Kuşağı diye bir kuşak var ki onlar, hiç yemiyor.

Haydi hesabın ele geçirilmesine de amenna diyelim.

Hesabını ele geçiren, senin, hatıralarını yazdığını nereden bilsin?

Daha da fazla komik duruma düşme!

Hatıralarını yazıyormuş.

Tek satırını dahi merak etmiyorum.

Ha, “Sadece ve sadece gerçekleri yazdığım, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim” diye kitabının ilk sayfasına yazarsa, o zaman merak edip, belki okuyabilirim.

Ama para verip almam.

İmzalayıp gönderirsen ancak olur.

6 Eylül 2020 (Ruhi AYTAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Mehmet Büyükekşi, giderim derse Sumudica az bile yapıyor

Bekir Öztekinli, Ertuğrul Kayalı, Eyüp Özkeçecili siyaset

Tarih tekerrür ederse tüm vebal milletvekillerinin olacaktır

Gaziantep kendine gel!

Ali Gür’ün son repliği…

Şamil Tayyar, sadece Doğu Perinçek de değil hep haklı çıktı

Sayın Cumhurbaşkanım, GAÜN Rektörü Ali Gür’ün sözlerinin gereğini yapmak gerek

Ali Gür, seni yakarsa, kız kardeşin yakacak!!!

Korona alarm veriyor