Ali Gür’ün son repliği…

Ali Gür’ün son repliği…

4 yıl öncesinin Gaziantep Üniversitesi’nin o eski halinden eser kalmadı.

Bilim konuşmuyoruz

İlim konuşmuyoruz

Ne mi konuşuyoruz?

“Eğer yeniden Rektör olursam, sizleri ev sahibi yapacağım” diyen Rektörü konuşuyoruz.

Bunu konuşuyoruz.

Haydi, konuşalım.

Konut yapılacak alanın, okul ve park alanı olduğunu konuşalım.

Şahinbey Belediye Meclisi’nden kırmızı kart gördüğünü konuşalım.

Metrekaresi 2 bin lira olan arsaları, beleşe getirdiğini konuşalım.

Konut yapılacak alanın, mahkemelik olduğunu konuşalım.

Konut satışında, pozitif ayrımcılık yapmasını konuşalım.

Dediğinin tam aksine, konut tapularına şerh koyamayacağını konuşalım.

Durun… Durun… Durun…

Gişe getirir mi bilemem ama dışı kalaylı, içi vayvaylı çok daha hassas bir hikaye var.

Ali Gür, ne demişti; Bu konutların yapılmasını bizzat Cumhurbaşkanı istiyor…

Diyenlerin yalancısıyım…

Rivayet o ki; Rektör Ali Gür, ajandasında KONUT kocaman büyük harflerle yazılı olduğu halde…

Cumhurbaşkanı’nın huzuruna çıkar…

Efendim, bir maruzatım olacak. Malumunuz bilim insanlarını Gaziantep’te tutamıyorum. Ev fiyatları ve kiraları ateş pahası… Emir buyurursanız, üniversiteye bilim insanları için lojman yapalım.

Hoppala lojman nereden çıktı? 

Cumhurbaşkanı’nın, Ali Gür’ün rektör ve üst yönetime tahsis edilen lojmanları, baştan aşağı üstelik astronomik fiyatlarla yenilediğini bildiğini hiç sanmıyorum.

Öznenin lojman değil de konut olduğunu bilemediği gibi.

Ali Gür bu, iyi yazar!

Hanımı da Yeşilçam filmlerinin hastası, hele oradaki repliklere ve şuh kahkahalara bayılır.

Cumhurbaşkanı, karşısındaki kişinin Rektör olduğu bilinciyle, tüm iyi niyetiyle cevap verir.

  • Ali, halihazırdaki lojmanları satıyoruz. Gaziantep Üniversitesi’ne ayrıcalıklı davranmamız imkansız.

İşte Ali Gür için beklenen sahne…

Yalnız, rolünü çok iyi yapmalıydı.  İçini gıcıklayan zafer naralarını susturarak;

  • Efendim, o zaman yüksek müsaadeniz olursa bilim insanları için konut projesi hayata geçirelim. Bunun içinde çok uygun bir arsamız var.

Cumhurbaşkanı, karşısındaki kişinin kendisine yanlış ve eksik bilgilendirme yapmaya cüret edemeyeceğini düşünüyordu.

Cumhurbaşkanı, Kızılhisar’da üniversiteye ait devasa konut arsaları olduğunu nereden bilsin, bilemez ki…

Cumhurbaşkanı, önüne getirilen konut arsasının aslında okul arsası olduğu nereden bilsin, bilemez ki…

Cumhurbaşkanı, üstelik buranın, mahkemelik ve kendi partilisi ilçe belediyesi tarafından reddedilen yer olduğunu nereden bilsin, bilemez ki…

Söyleyecek ki bilebilsin.

Cumhurbaşkanı olaya çözüm odaklı yaklaşarak;

  • Bak, bu olabilir! TOKİ ile görüşelim, dediğiniz yerle ilgili bir proje çalışılsın.

Bingo!

Rektör, lojmanı gösterip konutu koparmıştı.

Sakın, cüretini yürek yemesine bağlamayın.

Huyu kurusun…

Kin ve garez ile haksız yere bilim insanlarını ihraç eden biri için bu, çocuk oyuncağı kalır.

Böyle biri için amaca giden her yol mubahtır.

Şimdi de kötü emellerine Cumhurbaşkanı’nı alet etti.

Bu kadar basit.

Pes ki pes.

Vesselam, bu oyunu bozarsa yine Cumhurbaşkanı bozacak.

Bozacak, hem de çok kötü bozacak.

Ali, yazar

Cumhurbaşkanı, bozar

Gerisi mi?

Nayır… Nolamaz…

Bu da Ali Gür’ün son repliği olur.

SON

26 Temmuz 2020 (Ruhi AYTAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gaziantep kendine gel!

Şamil Tayyar, sadece Doğu Perinçek de değil hep haklı çıktı

Sayın Cumhurbaşkanım, GAÜN Rektörü Ali Gür’ün sözlerinin gereğini yapmak gerek

Ali Gür, seni yakarsa, kız kardeşin yakacak!!!

Korona alarm veriyor

Vali Davut Gül’e Kovid’li 19 soru…

Asım Güzelbey’in fendi DEVA’nın yapay zekasını yener!

Ali Babacan’ın önüne gidecek 3 isim kim?

DEVA’ya sanayici başkan