YILDIRIM DÜŞTÜ!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Gaziantep İş Dünyası Buluşması Programı’na, GTO Başkanı Tuncay Yıldırım’ın sözleri damgasını vurdu.

YILDIRIM DÜŞTÜ!

“Biz Gaziantepli iş insanları aslında birer akıncıyız” diyen Yıldırım, sorunları Bakan Albayrak’a tek tek anlattı. Gaziantep’in yanı başındaki savaşa rağmen ihracatını artırdığı, 185 fabrikayı hayata geçirdiğini ve istihdama katkı sağladığını belirten Yıldırım, “Yolumuzdaki taşların temizlenmesini istiyoruz” dedi.

Gaziantep Ticaret Odası’nda düzenlenen Gaziantep İş Dünyası Buluşması Programı’na katılan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Gaziantep Ekonomisine yönelik açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, “Gaziantep, Türkiye’nin gözbebeği. Değişim adıyla vurguladığımız, ihracata, istihdama, katma değerli büyüme modelimizin en büyük örneklerinden bir tanesidir. Devlet her daim yönetimi, ekonomisi ve belediyesi ile Gaziantep’in yanında oldu. Gaziantep hiçbir zaman devletini, hükümetini ve milletini yalnız bırakmadı” diye konuştu.

TÜRKİYE YÜZDE 0,9, GAZİANTEP 5,5

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, “Biz Gaziantepli iş insanları aslında birer akıncıyız,  gücümüzü, azmimizi, gözü karalığımızı geçmişten almış, dünyanın 180 ülkesine 7,4 milyar dolar ihracat yapan birer akıncı beyi. Ama bu akıncılar ne yazık ki dünyanın dört bir yanına en pahalı fiyatlarla uçuyor ya da sefer sayısı azlığından dolayı uçamıyor. Bu durum ne yazık ki kanayan yaralarımızdan biri tanesi oluyor. Bu şehir ülkenin en fazla ihracat yapan 6. kenti olmakla birlikte, 2,3 milyar dolar dış ticaret fazlası veren bir şehirdir. İhracatımızın ithalatı karşılama oranı yüzde 147, Türkiye yüzde 0,9 büyürken Gaziantep’in büyüme hızı yüzde 5,5 oldu. Hedefimiz, bu başarıları çok daha yükseğe çıkarmak ve sürdürülebilir kılmak için “Ayakta Kalabilmek”tir. Bunun için de yolumuzdaki taşların temizlenmesini istiyoruz” dedi.

BİZE SIRT ÇEVİRMEYİN

Hükümet tarafından Gaziantep’e sırt çevrilemesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu:  “Bizim yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır ancak “Gazi şehrin çalışkan insanları ne olursa olsun, her türlü hal ve şartta başarır, bir çıkış yolu bulur” deyip de sırt çevrilsin istemiyoruz. İsteklerimiz var ama bunlar asla bedelini ödemediğimiz ya da ödemeyeceğimiz şeyler değil. Biz tarihte bedel ödedik, halâ da ödüyoruz. Özellikle son 8 yıldır yaşadıklarımız, üstlendiğimiz sorumluluklar, coğrafi konumumuzun yarattığı bir kader, aşılmaz makûs bir talih olarak üzerimizde bırakılmamalı. Bu makûs talihi birlikte aşalım. Bizim bölge özelinde bir teşvik-destek sistemine ihtiyacımız var. Yetişmiş iş gücümüzün göçünü önlemek için, çocuklarımızın yaşamlarını burada sürdürmelerini sağlamak için, Suriyeli sığınmacıları kayıtlı bir şekilde istihdam edebilmemiz için, yeni üretim ve istihdam alanları açabilmemiz için, komşumuzda yaşanan savaşın bize ödettiği maddi ve manevi bedeli hafifletebilmek için, hem reel sektör hem de kamu olarak bugüne kadar harcadığımız paraları kat be kat geri döndürmemize vesile olacak, Suriye dramından etkilenmiş başta Kilis, Gaziantep, Hatay ve Şanlıurfa olmak üzere bölge kentlerimizi kapsayan bir destek modeline ihtiyacımız var. Bölgedeki reel sektöre enerji, istihdam, üretim desteği içeren bir modelin hayata geçirilmesi gerek. Gaziantep yanı başındaki savaşa rağmen 185 fabrikayı faaliyete geçirdi, üretti, istihdam yarattı… Yoklukta bunu yapan destekle kim bilir neler başarır. Tabi fabrika kurmak deyince bir maruzatımızı da burada dile getirmek isterim. İhtisas Organize ve sektörel kümelenmenin yapılacağı araziler mera vasfından çıkarılırken alınan ot bedeli muafiyet kapsamına alınmalı ki başlangıç maliyetleri düşsün. Öte yandan bir liman kenti olmasa da büyük bir ihracat kenti olan Gaziantep için İskenderun limanı dışa açılan kapımızdır. İskenderun limanının yatırım programı kapsamına alınması hususunu da desteklerinize arz ediyoruz.”

BANKALAR ELLERİNİ KORKAK ALIŞTIRMASIN

Gaziantepli iş insanların kredileri her zaman yatırım için kullandığının altını çizen Başkan Tuncay Yıldırım, “Buradaki iş insanları da banka yetkilileri de çok iyi biliyor ki; Gaziantepli yatırım için kredi kullanır ve şu an Gaziantep bankalar için büyük bir risk teşkil etmiyor. Ben, Ziraat Bankası, Vakıf Bank ve Halk Bankasının değerli yöneticileri buradayken kendilerine,  tüm bölge müdürlerine ve tüm çalışanlarına verdikleri destek ve işbirliği için teşekkür ediyorum. Ama tam da bilançoların yapıldığı şu dönemde Gaziantep için ellerini korkak alıştırmamalarını da istirham ediyorum. Gazianteplinin limitlerini artırmaktan korkmayın. Firmalarımızın kredi limit artışına olanak sağlansa bu çok daha fazla istihdam, çok daha fazla ihracat ile geri ödenir. Tabi kredi teminatı olarak gösterdiğimiz gayrimenkullerin expertiz değerlemesinin de gerçek değerleri üzerinden yapılması reel sektör temsilcileri için önem arz etmektedir. Reel sektör ile bankaların ilişkilerine değinmişken, Bankalar Birliği Başkanımız da buradayken çek masraflarının yüksekliğini de dile getirmek istiyorum. Yine bir başka konu da banka hesaplarımıza gelen e-hacizler oluyor. Küçük miktarlı vergi borçları nedeniyle banka hesap bakiyelerinin tamamına e-haciz konulması tüm nakit akışımızı ve ödemelerimizi olumsuz etkilemekte. Oysa sadece borç tutarı kadar e-haciz konulması ya da borç tutarının hesaptan tahsil edilmesinin çok daha doğru olacağını düşünüyoruz.”

ANTEP FISTIĞI DESTEK BEKLİYOR

Kamu bankalarının genel müdürlerine de çağrıda bulan Yıldırım, “Biz bir yandan başarılarımızdan, bir yandan sıkıntılarımızdan, finansmana erişim yollarının açılmasından bahsediyoruz ama Gaziantep ortak aklı her zaman bir adım daha ilerisi için çalışır. Şu an firmalarımızın halka açılması için altyapı hazırlıyoruz. Salı günü Sermaye Piyasasını Gaziantep ile buluşturuyoruz. Borsa İstanbul Genel Müdürü Sayın Hakan Atilla ve Sermaye Piyasası Kurulu Başkanımız Sayın Taşkesenlioğlu’nu bu salonda ağırlayacağız ve Gaziantep iş dünyası ile sermaye piyasasını konuşacağız. Kimi zaman yatırım için şartlar uygun olsa da bürokrasiye takıldığımız da oluyor. Küresel dünyanın hızına yetişmek istiyorsak, rekabet etmek istiyorsak yatırımcı artık bürokratik süreçlerle vakit kaybetmemeli. Son olarak, tüm dünyada şehrimizin adı ile bilinen “Antep Fıstığı”nın da sizden destek beklediğini arz etmek istiyorum. Antepfıstığı fiyatları konusundaki spekülasyonların sona erdirilmesi, sektörün kayıt altına alınması ve bu sayede vergi gelirlerinin artırılması için antepfıstığına ürün bazında tarımsal destek verilmesini istiyoruz. Emin olun Gaziantep en karlı yatırım alanıdır. Bir eker bin alırsınız” açıklamasında bulundu.

GAZİANTEP, TÜRKİYE’NİN GÖZBEBEĞİ

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ise Türkiye ekonomisinin her geçen gün daha da iyiye gittiğini anlattı. Albayrak, “Geçtiğimiz yıl Eylül ayında İkinci Yeni Ekonomi Programı’nın lansmanı ile birlikte “Türkiye İçin Değişim Başlıyor” mottosuyla sürdürmüş olduğumuz reel sektör buluşmaları çerçevesinde buradayız. Gaziantep, Türkiye’nin gözbebeği. Değişim adıyla vurguladığımız, ihracata, istihdama, katma değerli büyüme modelimizin en büyük örneklerinden bir tanesidir. Türkiye’nin en fazla ihracat yapan altıncı şehri oldu. 2019 yılında 7,5 milyar dolarlık ihracatla, yüzde 20’ye yakın bir artışla kapatıldı. Müthiş bir performansla 2019 hedefini son aya gelmeden geçerek, başarılı bir şekilde Gaziantep ortaya koydu. Tüm ihracat hedeflerini 7,5 milyar doların üzerine taşıyarak,  Türkiye ihracatı açısında 2019 yılı gibi zor bir yılı büyük rakamla kapatıyorsak, hakikaten Gaziantep’in ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermiş olduk.  Bu potansiyel noktasında neler yapmamız gerektiğini konuşacağız. Devlet her daim yönetimi, ekonomisi ve belediyesi ile Gaziantep’in yanında oldu. Gaziantep hiçbir zaman devletini, hükümetini ve milletini yalnız bırakmadı. Özellikle bugün sadece ihracatı artırmanın yollarını değil, Türkiye’nin ihracatını güçlendirecek adımları konuşacağız.”

ENFLASYON VE FAİZLERLE MÜCADELEDE KARARLILIĞIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ

Albayrak, atılan adımları ve alınan neticeleri herkesin gördüğünü dile getirerek, şöyle devam etti:  "Dün de Sayın Cumhurbaşkanımız anlattı. Enflasyonda, kurda ve faizlerde, ihtimal dahi verilmeyecek bir iyileşmenin başarısını sağladık ama yetmez. Enflasyon ve faizlerle mücadelede kararlılığımızı sürdüreceğiz. Sanayi üretimindeki rekor büyüme, kredi maliyetlerindeki düşüş, büyümenin öncü göstergelerinde özellikle Satınalma Yöneticileri Endeksi'ndeki (PMI) sıçrama ile Türkiye'yi yeniden sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme trendine kavuşturduk ama yetmez. En az yüzde 5’lik bir yıl sonu büyümesini bu model çerçevesinde yakalayacağız. Dün Merkez Bankası, politika faizleri ile ilgili bir adım daha attı ve 50 baz puanlık bir indirime gitti. Merkez Bankası, elindeki tüm aygıtları, geçmişte örneği olmayan bir kararlılık ile finansal istikrar ve fiyat istikrarı hedefleri doğrultusunda kullanmaya devam ediyor. 1,5 yıldır 'Faiz inerse kur sıçrar,' 'Faiz inerse kredi büyümesi olur, enflasyon tutulamaz' ezberinden başka bir şey duymadık. Türkiye bu ezbercilikten çok çekti ama biz öyle düşünmüyoruz. Bizden ekonomiyi durdurmak isteyenlere prim vermemizi kimse beklemesin."

İVME PAKETİ MÜJDESİ VERDİ

Albayrak, 2020 yılının ilk verilerine göre birçok alanda iyi gidildiğini aktararak, şöyle devam etti: "Bakın sadece İVME paketimiz ile sanayicimize 30 milyar lira finansman sağladık. 50 milyar lira kadar da tahsis edildi. İstihdam odaklı finansman paketimiz İSTOD ile de 35 milyar lira kredi tahsis edildi. 23 milyar lirası yatırıma dönüştü. İVME ile ilgili burada bir müjdeyi paylaşmak istiyorum. Yerli üretimi ve ihracatı desteklemek amacıyla devreye aldığımız İVME finansman paketimizde artık TLREF endeksli ve sabit faizli iki seçenekli döneme geçiyoruz. Sabit faizli seçenek 7 yıl vadeli ve yüzde 8,5 faizli olarak belirlendi. TLREF endeksli seçenekte ise 7 yıla kadar TLREF + yüzde 1,5, 7 yıldan fazla vadede TLREF+ yüzde 2 olarak uygulanacak. Daha önce 0-5 yıl ve 5-10 yıl olarak belirlenen vadeleri de 0-7 yıl ve 7-12 yıl olarak değiştiriyoruz. 2 yıllık anapara ödemesiz dönemi de 10 yıl ve üzeri vadelerde 3 yıla kadar uygulayacağız. Benzer şekilde İSTOD finansman paketinde de yine iş insanlarımızı sevindirecek bazı müjdelerimiz var. Orada da faiz oranlarını sektörlere göre 1-1,5 puan düşürüyoruz, 5 yıla kadar olan İSTOD kredisinde yüzde 10’dan yüzde 9’a indi. Bu adımların iş dünyamıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum."

KALKINMA BANKASINDA YENİ DÖNEM

İVME paketinin yanında farklı ve çok daha güçlü finansman modelleriyle de üretimi ve istihdamı artırmaya devam edeceklerini dile getiren Albayrak, şunları kaydetti: "Bugün, Türkiye’nin ihracata, katma değerli üretime dayalı büyümesi için çok tarihi bir adımı daha atıyoruz. Bildiğiniz gibi, Kalkınma Bankamız uzun vadeli kredileri ancak döviz kredileri ile sağlayabiliyor. Bunu da belli alanlarla sınırlı tutuyordu. İşte, Türkiye’nin ithal ikamesi yapacağı, ihracatı artıracağı, yüksek katma değerli üretim yapacağı alanlarda uzun vadeli Türk lirasına dayalı bir fonlama modelini hayata geçireceğiz. Kalkınma Bankası aracılığıyla devreye alacağımız bu finansman modeliyle, stratejik sektörlerimizdeki yatırımları tamamen yerlileştirme amacıyla destekleyeceğiz." Albayrak, hayata geçirilen yeniliği bir örnekle açıklayarak, "Stratejik bir sektörde, ithal ettiğimiz bir ürünün üretimini sağlayacak bir tesis düşünün. Bu tesise, kullandığı üretim cihazlarının yerli olma öncelikli şartıyla Kalkınma Bankamız çok düşük maliyetle, çok uzun süreli Türk lirası finansmanı sağlayacak." dedi.

VARLIK FONUMUZ DA BÜYÜK BİR DESTEK VERECEK

Albayrak, şunları söyledi: "Göreceksiniz, bu model ile eczacılık, medikal ürünler, makine imalat sanayi, bilgisayar ve bilişim teknolojileri, motorlu taşıt parçaları, elektrikli teçhizatlar gibi yıllık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığımız stratejik alanlarda dünya ile rekabet edecek bir seviyeye geleceğiz. Bölgesel ve stratejik projelerle istihdama da büyük destek sağlayacağız. Sadece Kalkınma Bankası mı? Hayır. Diğer tarafta bu üretim ve kalkınma hamlesine, Varlık Fonumuz da büyük bir destek verecek. Madencilik, enerji ve petrokimya alanları öncelikli olarak, Varlık Fonumuz da Türkiye’nin cari açığının en önemli alanları olan bu stratejik alanlarda yatırımlarını kısa sürede hayata geçirecek. Doğrudan yatırımın yanında, ortaklıklarla da bu stratejik alanlarda Türkiye’yi küresel bir üretici, küresel bir oyuncu haline getireceğiz."

İYİLEŞME TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE YANSIYACAK

  Uygulanan her politikanın makro-ekonomik göstergelerdeki kazanımları koruma ve daha da ileri taşıma hassasiyeti taşıdığını bildiren Albayrak, şu ifadeleri kullandı: "Göreceksiniz, bu yatırımların, bu adımların meyvelerini de çok kısa zamanda toplayacağız. Hamdolsun, her geçen gün daha iyiye gidiyoruz. Makro-ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin, piyasalardaki rahatlamanın yakın zamanda tabana yayılacağından, toplumun tüm kesimlerine yansıyacağından kimsenin şüphesi olmasın. Biz bu istikamette, milletimiz için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Nasıl ki 2019 yılında ortaya koyduğumuz performansla uluslararası finans kuruluşları başta olmak üzere tüm kesimlerin Türkiye ekonomisi ile ilgili beklentilerini pozitif olarak revize etmelerini sağladık, aynı şekilde 2020 yılında da beklentileri çok daha ileri taşıyacak. Bu konuda da gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz."

20 Şubat 2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz