MUADİL TARTIŞMASI

Muadil ilaç uygulaması doktorlar ve hekimleri karşı karşıya getirdi.

MUADİL TARTIŞMASI

Doktorlar, reçeteye yazdıkları ilaç yerine hastaya farklı ilaç verdikleri gerekçesiyle eczacılara tepki gösterirken, eczacılar da hastanın cebinden fazla para çıkmaması için aynı etkiye sahip ilacı verdiklerini savunuyor. Doktorlar ve eczacılar arasında sıkıntılara sebep olan uygulamayı HABER’e değerlendiren Dr. Cengiz Bayram, “Muadil ilaçlarda olan hastaya olacak” diyerek, uygulama ana problemin ödeme kurumlarından kaynaklandığını kaydetti.

Gaziantep’te son zamanlarda doktorlar ve eczacılar arasında eşdeğer anlamına gelen Muadil İlaç Uygulaması tartışması yaşanıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 18 Haziran 2009 tarihinde 81 il valiliğine gönderilen genelde başlayan uygulama tartışmaları da beraberinde getirdi.

DOKTORLAR E HEKİMLER KARŞI KARŞIYA

Uygulama doktorlar ve eczacılar karşı karşıya geldi. Muayene ettiği hastasına yazdığı reçetesinden farklı bir ilacın verildiğini gören doktorlar eczacılara yanlış ilaç verdiği gerekçesiyle tepki gösteriyor. Eczacılar da hastaya verilen ilacın reçetede yazan ile aynı eşdeğer etkiye sahip olduğunu savunuyor.  Eczacılar, hastayı düşündüğünü cebinden daha çok para çıkmaması reçetede yazan ilaçla eşdeğer etkiye sahip ilacı hastaya verdiklerini söylüyor.

ECZACI İLE HASTA ARASINDA TARTIŞMALARA NEDEN OLUYOR

Muadil İlaç Uygulaması zaman zaman hasta ve hasta yakınları ile eczacılar arasında büyük tartışmalara da neden oldu. Öyle ki geçtiğimiz ay, eczaneden aldığı ilaçları doktoruna gösterince, doktoru kendisine yanlış ilaç verildiğini söylemesine üzerine hasta ile eczacı arasına kavgaya varan tartışma yaşanmıştı. Benzer olaylar Türkiye’nin farklı şehirlerinde de yaşandı.

ANA PROBLEM ÖDEME KURUMLARINDAN KAYNAKLANIYOR

Muadil(Eşdeğer) İlaç Uygulaması hakkında görüşlerini aldığımız Anka Hastanesi Genel Müdürü Uzm. Dr. Cengiz Bayram, ana problemin ödeme kurumlarından kaynaklandığını savundu. Bayram, “Bu eşdeğer ilca uygulamasıyla ilgili hekimler ile eczacılar arasında yaşanan sorunda ana problem ödeme kurumlarından kaynaklanıyor. Ödeme kurumları kendi çıkarttıkları mevzuatlarda bu ilaçların en ucuz olanını ödeyebileceklerini arada fark varsa bunu hastalardan almasını söylüyor” diye konuştu.

DOKTOR DA ECZACI DA HAKLI

Hekimlerin hastalarına orijinal olduğunu düşündüğü ilacı yazdıklarını kaydeden Bayram, şunları kaydetti: “İlk çıkan ilaçlar genelde orijinal oluyor. Dolayısıyla hekim de kendi anlamında orijinal olduğunu düşündüğü ilacı yazmak istiyorlar. Bunlar da marka tutulması nedeniyle ücretleri genelde diğer markalardan üstte oluyor. Bu sefer de eczacı haklı olarak ödemesini alamayacağı için en ucuz ilacı vermek zorunda kalıyor.”

PEKİ ÇÖZÜM YOLU NE?

Bayram, problemin çözülmesinin tek yolunu ise şu sözlerle anlattı: “Muadil ilaçlarda olan hastaya olacak. Burada problemi çözmenin tek yolu şudur: Oda hastaların aradaki farkı ödemesi. İlla da hekimin yazdığı ilacı kullanmak istiyorsa aradaki farkı ödeyecekler. Doktorun yazdığı markayı almak istiyorsa farkı ödeyecek ama şu anda Sosyal Güvenlik Kurumu şu anda onu ödemiyor.”

İLAÇLAR ARASINDA BİR FARK YOK

Doktorların yazdığı ilaçla, eczacının hastaya verdiği ilaç arasında bir fark olmadığını savunan Bayram, “Tedavi anlamında arada fark yoktur. Çünkü Sağlık bakanlığı Eşdeğer İlaç Uygulaması adını verdiğimiz durumu kendisi zaten Eczacılık Dairesi aracılığıyla kontrol etmektedir. Dolayısıyla bu ilaçlar aslında eşdeğerdir. Ancak plasebo adını verdiğimiz psikolojik bir etkisi vardır. Genelde bu etki güvenilir markalarda daha fazla olduğu için bu anlamda belki bir fark olabilir. Yoksa içindeki etken maddeyi firma doğru miktarda koymuşsa iki ilaç arasında tıbbi anlamda hiçbir fark yoktur.”

DOKTORLAR GÜVENMİYOR

Bayram, doktorların yazdıkları ilaç yerine hastaya verilen ilaçlara şüpheyle bakmalarının sebebini ise şöyle anlattı: “Hekimler şüpheyle yaklaşıyor.  Doktorlar diğer firmaya güvenmiyor olabilir. Diyor ki eksik koymuş olabilir. Bu bir ihtimal. Normalde aspirinin 11 gramının insanı öldürmesi lazım. Biz bazen 15 gram aspirin almış insanlar görüyoruz. Ölmüyor. O zaman diyoruz ki bunun tek açıklaması var: ilacın etken madde miktarı eksik.”

9 Eylül 2019 (Talip Öztürk )

Yorumlar (0)

Yorum Yaz