Toplum üzerinde korku var

CHP Şahinbey İlçe Başkanı Uğur Özpolat, düzenlediği basın toplantısında ülke ekonomisi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Toplum üzerinde korku var

CHP Şahinbey İlçe Başkanı Özpolat’tan sitemkar açıklamalar

Ülke genelinde toplum üzerinde bir korku olduğunu dile getiren Özpolat, “Çiftçi için yaptığımız eyleme çiftçi,  öğretmen için yaptığımız eyleme öğretmen, İşçi için yaptığımız eyleme işçi gelmiyor. Maalesef toplumda bir korku almış başını gidiyor” dedi.

CHP Şahinbey İlçe Başkanı Uğur Özpolat ülke gündemini değerlendirdiği bir basın toplantısı düzenledi. CHP Şahinbey İlçe Binası’nda düzenlenen basın toplantısına, CHP İl Başkanı Hayri Sucu, CHP Şahinbey Meclis Üyeleri, Yılmaz Kireç, Mehmet Dokbay, Mahmut Demirel, Hasan Şencan’ın yanı sıra İl Başkan Yardımcısı Hüseyin torun ve partililer katıldı. Toplantıya dün sabah Batman’da şehit düşen askerlere başsağlığı dileyerek başlayan Başkan Uğur Özpolat, yaralı askerlere de şifa diledi.

İŞSİZLİK SON YILLARIN ZİRVESİNDE

Ülke ekonomisine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulunan Özpolat, Sanayi ve üretim kenti olmamız münasebeti ile ekonomik krizin en derin yaşandığı ilimizde, kur artışı ve faizlerin tavan yapması ile birlikte üretim sektörünün her geçen gün kapasitelerini düşürerek durma noktasına geldiği, dolayısı ile işten çıkarılmaların işsizliği son yılların zirvesine taşıdığı bir gerçektir” diye konuştu.

TOPLUM ÜZERİNDE KORKU VAR

Özpolat, toplumda bir korku olduğunu savunarak, sitemkar açıklamalarda bulundu: “Biz toplumsal olaylarda, gündem konularında her ne kadar parmak basıp aktif durumda bulunmak istesek bile çiftçi için yaptığımız eyleme çiftçi gelmiyor,  öğretmen için yaptığımız eyleme öğretmen gelmiyor. İşçi için yaptığımız eyleme işçi gelmiyor. Maalesef toplumda bir korku almış başını gidiyor. Biz de ancak basın aracılığıyla bunları duyurmaya çalışıyoruz. Bu da ülkemizin içinde bulunduğu baskı rejiminin açık bir göstergesidir.” 

MUTFAKTA YANGIN OLACAK

Türk-İş’in Eylül 2018 verilerine göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 893 TL, yoksulluk sınırı ise 6 bin 167 TL olmuştur.” diyen Başkan Özpolat, çiftçinin zor durumda olduğunu söyledi. Özpolat, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte zirai girdileri yüzde 50-60’ları bulan zamlarla çiftçinin ve köylünün ekim yapılamaz duruma getirilmesi önümüzdeki yılda mutfakta yangın olacağının en bariz göstergesidir. Sabit ücretlinin maaşları alım gücünü yitirmiş yüzde 40 ile yüzde 50 oranında erimiştir. Elektrik, su, doğalgaz ve yakıt giderlerini ödedikten sonra bir adet pidenin 1 TL olduğu kentimizde vatandaşımızın mutfak masraflarını karşılayamaz duruma gelerek yeni bir borç yükünün altına girmesi kaçınılmazdır. Seçim zamanında aktif yurttaşlık anlayışı değil de, borçlu yurttaşlık etkisiyle istikrar devam etsin diye içinden çıkılamaz, adı konulamayan, süresi bilinemeyen derin bir krizin içine sürüklenmiştir.”

ÜRETİMDE OLMAYAN ARTIŞTAN BAHSEDİLİYOR

Sivil toplum örgütleri ve meslek odaları hakkında sitemkar açıklamalarda bulunan Başkan Özpolat, şunları kaydetti: “Sivil toplum örgütleri ve meslek odalarının konuşmaktan imtina ettiği, aksine sürekli üretimdeki olmayan artışlardan ve büyüme oranlarından bahsederek pembe tablo çizdiği, oysaki mevcut faiz ve kur oranlarıyla bunların mümkün olmadığı gibi, art arda açıklanan konkordatolarda realitenin ta kendisidir.  Şayet kriz yoksa borcu 100 milyon TL'nin üzerinde olan firmaların borçları (Anadolu Modeli) ile niçin yeniden yapılandırmaya gitmiştir.”

EĞİTİM YAPBOZ TAHTASINA DÖNDÜ

Eğitim sitemine de eleştirilerde bulunan Özpolat, “Yapboz tahtasına dönen eğitim sisteminde anne ve babaların, çocukların eğitimi için sarf ettiği maddi manevi çabalardan sonra çocuklarımızın üniversiteli işsiz ordusuna biraz daha katılarak mutsuz ve endişeli bir topluma dönme yolunda hızla ilerlemektedir” ifadelerini kullandı.

EKONOMİNİN MCKİNSEY'E TESLİM EDİLİŞİ KONKORDATO İLAN ETMEK DEMEKTİR

Özpolat, şöyle devam etti: “Her geçen gün biraz daha siyasallaşma yolunda ilerleyen hukuk sistemimizin içinden çıkılmaz bir hal aldığı oysaki dünya konjonktüründe, sermayenin tam bağımsız evrensel hukuk sistemlerinin işletildiği güvenli limanları tercih ettiği, bu değerlerin her geçen gün daha da azalan ülkemizde, bırakın yabancı sermayenin yatırım yapmasını, yerli sermayenin dahi üretim ekonomisinden rant ekonomisine geçerek oradan da yavaş yavaş ülkemizi terk etmeye başladığı görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Ekonomisi ile 16 Bakanlığının, ezanımıza, bayrağımıza sancağımıza saldıran dış güçlerin bir yan kuruluşu olan McKinsey'e teslim edilişi ise Türkiye Cumhuriyeti Devletinin konkordato ilan etmesi demektir. Tüm bu etkenlerin bir araya geldiği günümüzde, yaklaşan yerel seçimlerde borçlu yurttaş olduğumuzu unutmadan aktif yurttaş bilinci ile tercih yapmamız gerektiğinin altını çizerek, bu kötü gidişata dur demenin zamanının çoktan geldiğini ve hatta biraz da geçtiği gerçektir.”

5 Ekim 2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz