Bu bir memleket meselesidir

AK Parti Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer Ahaber’de yayınlanan Memleket Meselesi adlı programda 7. gününe giren Afrin’e yapılan Zeytin Dalı Harekâtını ve gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Bu bir memleket meselesidir

Milletvekili UZER son bir haftadır devam eden Zeytin Dalı Harekâtı ve Milli Mutabakat ile ilgili olarak ne düşündüğünün sorulması üzerine değerlendirmesini şöyle sürdürdü; Gaziantepli ve bu yörenin bir çocuğu olarak, özellikle Suriye’deki olaylar başladığından beri oradaki insanlar ve oradan ülkemize gelen insanlarla sıkı diyaloglarımız var ve neticede bunlar bizim kardeşlerimiz. Gaziantep’in bazı köyleri var ki ikiye bölünmüş, yarısı Türkiye’de, yarısı Suriye’dedir. Onlarla akrabalık düzeylerimiz de ileri safhadadır. Zeytin Dalı Harekâtı başladığından beri Gaziantep’te inanılmaz bir Milli Mutabakat var. Bu da bizim meselemizde haklı olduğumuz bir durumdur ve sonuçta annelerimiz gençlerimiz, esnaflarımız oradaki askerlerimiz için bir şeyler yapmak istiyor ve birbirleriyle yarışıyorlar.”

ASKERİMİZ HİÇBİR ŞEYE İHTİYACI YOK

“Ordumuz güçlü, her şeyleri var, askerlerimizin hiçbir şeye ihtiyaçları yok çok şükür” diyen Milletvekili Uzer, şöyle konuştu: “Devletimiz onların tüm ihtiyaçlarını gideriyor. Ama işin manevi motivasyon kısmı önemli. Bunu çok ciddi manada görüyoruz. Ordumuz ne kadar güçlü olursa olsun, bu Milli Mutabakat olmazsa ve bunu da tamamlayan bir siyasi irade olmazsa bu işlerde başarıya ulaşmak çok zordur. Öncelikle bu meselenin ortaya çıkışından beri dik bir duruş sergileyen Başta Sayın Cumhurbaşkanımı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti Hükümetimizi tebrik ediyorum. Neticede bu bir milli meseledir. Bunu partisi olmaz, herkes bu ülke için elinden ne geliyorsa onu yapmalıdır.”

ALLAH RIZASI İÇİN YAPTIK

Gaziantep’te AK Parti İl Başkanlığı yaptığı süreçte Suriye’den göçler başlayınca yönetim olarak bir karar aldıklarını anımsatan Uzer, “Bu insanlar Türkiye’ye göç ediyorlar ama orada bulunan ve zalimlere karşı savaşan insanlara ne yapabiliriz, onların çocukları için ne yapabiliriz? Diye düşündük. Bir yardım kampanyası başlattık ve yaklaşık 3 bin ton gıda maddesi, çocuk bezi, süt ve ihtiyaç duyulan ilaçları 3-4 yılda Suriye tarafına gönderdik. Orada geçen sene şehit olan bir kardeşimiz vardı adı Abdulkadir Salih idi. Yaralanıp Nizip’e gelmişti. Bana dedi ki; Ahmet Başkan bu dünyada senin bizim için yaptığın iyiliklerin karşılığını ödeyemem. Ama ben büyük ihtimalle şehit olacağım ve o zaman öteki dünyada bize yaptığın yardımlardan dolayı sana şehadet edebilirim, dua edebilirim dedi. Biz bunları karşılık beklemeden kardeşlik ve Allah rızası için yaptık. Böyle manevi olayları çok yaşadık” diye konuştu.

BİZ BU FİLMİ GÖRDÜK

Bu coğrafyada artık kanın ve gözyaşının durmasının Türkiye Cumhuriyeti’nin dik duruşuna ve kararlılığına bağlı olduğunu kaydeden Uzer, “Bundan sonra bu bölgede kim ne hesap yaparsa yapsın Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Ordusunu hesaba katarak yapmalıdır. Burada ABD’yi tehdit edecek bir oluşum yok. Biz bu filmi dünyanın birçok bölgesinde gördük. Daha yakında Irak’ta gördük ve yaşadık. 15 bin kilometreden gelip bu coğrafyada farklı hesaplar, çıkarlar peşinde koşmak, işin özeti de Ortadoğu’yu yeniden yapılandırma, Müslümanları bölme, küçültme ve neticede asimile edip yok etme ve İsrail’e bu bölgede kafa tutabilecek bir ülke bırakmamak” ifadelerini kullandı.

29 Ocak 2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz